Miley Cyrus Türkiye'ye Konuştu
Disney, efsane dizisi “Hannah Montana”nın maceralarını “Hannah Montana: The Movie” ile beyazperdeye taşıdı. Dizide olduğu gibi filmde de başrolü Miley Cyrus üstlendi. Geçen yıl ünlülerin fotoğrafçısı Annie Lebowitz’e Vanity Fair için poz veren, ancak bu pozlar 15 yaşındaki biri için fazla cüretkâr bulununca hayranlarının hışmına uğrayan Cyrus, filmin Londra galasında Ayşegül Ekinci’nin sorularını yanıtladı. Miley Cyrus, “Hannah Montana: The Movie”de country şarkıcısı babası Bill Ray Cyrus ile kamera karşısına geçti. Hannah olmaya 12 yaşında karar verdim Disney, efsane dizisi “Hannah Montana”nın maceralarını “Hannah Montana: The Movie” ile beyazperdeye taşıdı. Filmin başrol oyuncusu ise Amerika’nın son dönemde yetiştirdiği en ünlü çocuk yıldız Miley Cyrus... Geçen yıl ünlülerin fotoğrafçısı Annie Lebowitz’e Vanity Fair için poz veren, ancak bu pozlar 15 yaşındaki biri için fazla cüretkar bulununca hayranlarının hışmına uğrayan Cyrus, Londra galasında Ayşegül Ekinci’nin sorularını yanıtladı. Dünya gençliğinin sevgilisi Hannah Montana’nın maceralarını beyazperdeye taşımaya karar veren Walt Disney Pictures, bu projede birbirinden ilginç isimleri bir araya getirdi. Amerikan şov dünyasının en çok kazanan genç yıldızlarından Miley Cyrus ile country şarkıcısı babası Bill Ray Cyrus’un başrolleri paylaştığı film, ülkemizde 15 Mayıs’ta vizyona girecek. Ancak Kelebek detayları daha önceden aldı ve Londra galasında Miley Cyrus ile buluştu. Hannah Montana serisinin genç yıldızı olarak daha ne kadar bu projenin içinde olmak istiyorsunuz. İdealleriniz ne? Erkek arkadaş fikri fena değil Bu kadar şöhretli bir genç kız olarak karşı cinsle aranız nasıl? Hayranlarınız çoktur mutlaka...
Mustang’li sevgili iyi olur
Röportaj, son dönemde adından hayli söz ettiren Cyrus’un bilinmeyenlerini de günışığına çıkardı: “Hannah Montana’da oynamayı 12 yaşındayken kafama koymuştum. O yıllarda Hannah Montana karakteri için küçük bulundum ama yılmadım. Çekimlerin yanında kitap yazıyorum, beste yapıyorum. Bir ilişki yaşamak için çok yoğunum. Ama Mustang’li erkek arkadaş fikri hiç fena değil!”
İşte kendinden emin tavırları, “büyümüş de küçülmüş” edası ve Vanity Fair’e verdiği yetişkin kadın pozlarıyla son dönemde adından hayli söz ettiren Cyrus’un bilinmeyenlerini günışığına çıkaran o söyleşi...
Öncelikle bize biraz ailenizden söz eder misiniz?
- Kalabalık bir ailede büyüdüm. Tıpkı canlandırdığım Hannah Montana karakteri gibi... Anne-babama çok düşkünümdür. Aile bağlarımız çok sağlam.
Kaç yaşındasınız?
- Geçen kasımda 16 yaşına bastım.
Ve çok küçük yaşta dünyaca ünlü bir isim olmayı başardınız.
- Aslında ben Hannah Montana’da oynamayı 12 yaşındayken kafama koymuştum. Ama o yıllarda Hannah Montana karakteri için küçük bulundum. Yılmadım, çalışmaya devam ettim, sonunda kazandım. Son seçmelerdeki enerjik ve neşeli tavırlarım dikkat çekince rolü aldım. Bence samimiyet her zaman kazanıyor.
Bu filmde sadece oyuncu değil şarkıcı olarak da varsınız.
- Evet, “Hannah Montana: The Movie”de 11 şarkı seslendirdim. “Butterfly Fly Away”i de babam Bill Ray Cyrus ile okudum.
Yeniden şöhret olayına dönersek... Küçük yaşta şöhret olmak hayatınızı nasıl etkiledi? Mesela yaşına göre çok daha olgun görünmen bu şöhretin bir getirisi olabilir mi?
- Şöhrete yabancı sayılmam. Ama ünlü bir ailenin çocuğu olarak doğsam da asla onların şöhretini kullanmak istemedim. Ben kendim gibi olma, farklı olma derdindeydim. Evet, şöhret insanı değiştirebilir ama bu biraz da hayattan ne beklediğinizle ilgili. Ben, bu hayata girmeden önce başıma nelerin geleceğini çok iyi biliyordum. Yani hiçbir sürpriz yaşamadım.
Hannah Montana nasıl oldu da bu kadar büyüdü, pop kültür idolü haline geldi dersiniz?
- Gençler rol model olarak görecekleri kahramanlarla özdeşleşiyor. Onun maceralarını, hislerini, düşüncelerini merak ediyorlar. Bu anlamda Hannah Montana çok güzel bir örnektir... şunu da belirteyim: Ben gerek dizide gerekse filmde kendimi oynuyorum. Çok samimiyim, yaptığım müzik samimi... Böyle olunca doğru algılanıyorsunuz. Basının ve diğer insanların ne düşündüğü çok önemli değil. Ben iyi şeyler yaptığıma inanıyorum. Gençliğe mesajlar veriyorum. Bu mesajlar da “moda” ve “erkekler” gibi herkesin konuşacağı konularla ilgili değil. Benim onlara mesajım “kendileri olmaları” yönünde. ışte bu nedenle Hannah Montana çok tuttu. Bu nedenle ben seviliyorum.
FİLMDE ÖPÜŞTÜ DİYE BABAMI KISKANMAM
Babanız Bill Ray Cyrus, filmde rol gereği çok hoş bir kadınla öpüşüyor. O sahneyi görünce neler hissettiniz?
- Çok doğal karşıladım. Ne yani, filmde öpüştü diye babamı kıskanacak değilim ya... Sonuçta bu bir film ve annemle babamın güzel bir ilişkisi var. Babam, anneme her zaman “Sen dünyanın en güzel kadınısın” der.
Peki babanızla aynı projede yer almak nasıl bir duyguydu. Sizi sınırladığı oldu mu?
- İlginç bir duygu. En çok da onunla şarkı söylemeyi seviyorum. Sınır konusuna gelince, öyle bir sıkıntı yaşamadım. Çünkü ben yıllar önce bile sınırlarını bilen bir çocuktum. Dolayısıyla ailem beni pek sınırlamamıştır. Ama inatçı olduğumu bilirler.
Filmdeki sevgiliniz çok hoş bir genç bu arada...
- Evet... Film için, Miley Stewart’a yine aynı bölgeden kovboy bir arkadaş düşünülüyordu. Benim karşıma en az benim kadar doğal, aynı zamanda yakışıklı bir genç aranıyordu. Bu gencin masum olması da gerekliydi. Oturduk, düşündük. Bu arada, güneyde yapılan seçmelerde Lucas Till ile karşılaştık. Lucas gerçek bir kovboy ve harika bir enerjisi var. Filmden sonra önü açıldı. Atlanta’dan Los Angeles’a taşındı.
- Karakter elverdiği müddetçe bu projenin içinde olmak isterim. Ama 26 yaşına gelmiş, yüzü kırışmaya başlamış bir Hannah olmak istemem tabii... Başka projelere de açığım. Yapmak istediğim çok şey var. Aslında kara mizah türü bir filmde ya da bir dramda oynayabilirim. daha yapacağım çok şey var...
Şöhretin bedeli var mı sizce?
- Olmaz mı? Kesinlikle var.
Siz bu bedeli nasıl ödüyorsunuz?
- Bir kere özel yaşamınız kalmıyor. Gerçi buna siz müdahale edebilir, kendinize uygun bir strateji geliştirebilirsiniz. Çünkü, şöhretin pek çok da getirisi var. ınsanlar tarafından sevilmek, örnek alınmak çok güzel bir duygu mesela...
Ya Vanity Fair’e verdiğiniz pozlar... O pozlar başınızı çok ağrıttı...
- Doğru, çok eleştirildim o pozlar yüzünden. Ama ben şuna inanıyorum: Hayat çok kısa... Ben iz bırakmak ve gençlere mesaj vermek istiyorum. Vaktim de çok değerli. Beste yapıyorum, gitar çalıyorum, dizi çekiyorum, film çevirdim, kitap yazıyorum. Bütün bunları neden yapıyorum biliyor musunuz? Çünkü herkesle aynı olmak istemiyorum. Kendim olmak istiyorum. Takdir edersiniz ki, bu kadar işle uğraşınca birileri de sizi yaptığınız kariyerde yönlendiriyor. Fotoğraf fikri benden çıkmadı. Hem, özellikle yetişkin gibi görünmeye de çalışmıyorum. Ben olduğum gibiyim.
O pozlar ailenizle aranızda sorun yarattı mı?
- Hayır, zaten çekimlerde babam da vardı. Ama, fotoğrafların erotik olduğu söylenince çok üzüldüm.
- İlişkide öncelikli olan, ortak planlar yapabilmek bence... Birlikte sinemaya gitmek, müzik dinlemek, beraber yapılan programlardan zevk alabilmek... Ama şunu söyleyim; çok yoğunum. Dizi ve film çekimlerinin yanında kitap yazıyorum, beste yapıyorum. Ayrıca arkadaşlarım da benim için çok önemli. Erkek arkadaş bu dairenin içine girerse ne âlâ... Yoksa arkadaş arkadaştır. Ama Mustang’li bir erkek arkadaş fikri hiç de fena değil (gülüyor)...
4/11/2009 | Kategori:Ünlüler | (0) Yorum yaz! Baglanti
Vanessa Hudgens
Vanessa Hudgens (d. 14 Aralık 1988, Salinas, Kaliforniya), ABD'li aktris ve şarkıcı. İlk filmler sonrası birçok dizide rol alan ve özellikle genç izleyicilerin hayranlığını kazanan Vanessa Hudgens, asıl başarısını 2006 yılında vizyona giren Disney filmi High School Musical 'de rol alarak elde etti. Film sonrasında Hollywood Records'tan albüm teklifi alan ve senenin sonuna doğru V adlı ilk stüdyo albümünü Arnthor, Matthew Gerrard, Leah Haywood, Daniel James, Antonina Armato ve Tim James'ten oluşan bir prodüksiyon ekibiyle yayınlayan Hudgens, albüm içerisinde R&B, pop vedans müziğinden örnekler bulundurdu. Albümüyle Billboard 200 listelerinde 24 numaraya yerleşmeyi başaran sanatçı, albümden çıkardığı ilk single "Come Back to Me" ile de Billboard Hot 100 listelerinde 55 numara oldu. 2007 senesinde High School Musical 2'da da rol alan Vanessa Hudgens, 1 Temmuz 2008 tarihinde Identified adlı ikinci stüdyo albümünü Dr. Luke, Antonina Armato, Tim James, J. R. Rotem, Johnny Vieira ve Christopher Rojas'tan oluşan prodüksiyon ekibiyle piyasaya sürdü. Albümün tarzında ilk albümünde yakaladığı tarzını devam ettiren Hudgens, albümüyle Billboard 200 listelerinde 23 numaraya yerleşti. Albümden çıkardığı ilk single "Sneakernight" ile de Billboard Hot 100 listelerinde 88 numara olan genç müzisyen, 14 Kasım 2008 tarihinde Türkiye'de vizyona girenHigh School Musical 3 ile yeniden beyaz perdeye yansıdı.Vanessa Hudgens
Vanessa Hudgens ![]()
(6 Ağustos 2009).Genel bilgiler Doğum adı Vanessa Anne Hudgens Doğum 14 Aralık 1988
Salinas, Kaliforniya, ABD ![]()
Tarz(lar) Pop Meslek(ler) Aktris, Şarkıcı, Model Etkin yıllar 2004-günümüz Etiket(ler) Walt Disney, Hollywood İlişkili hareketler Zac Efron, Drew Seeley, Corbin Bleu, Lil Mama
Vanessa Hudgens, sekiz yaşından itibaren Carousel, The Wizard of Oz, The King and I, The Music Man ve Cinderella gibi müzikallerde rol almaya başladı.Kariyeri
Filmografi [değiştir]
Yıl İsim Rolü Notlar 2004 Thunderbirds Tintin Bilim kurgu-macera filmi 2005 Quintuplets Carmen "Coconut Kapow" bölümü. 2006 The Suite Life of Zack & Cody Corrie Disney Channel yapımı. High School Musical Gabriella Montez Disney Channel yapımı. 2007 High School Musical 2 Gabriella Montez Disney Channel yapımı. 2008 High School Musical 3 Gabriella Montez Walt Disney yapımı. 2009 Bandslam Sam Bitti. 2010 Beastly Linda Taylor Çekim aşamasında.
(0) Yorum yaz! Baglanti
iCarly Resimleri
![[Resim: i-carly7.png]](http://i585.photobucket.com/albums/ss300/chokechain_premades/iCarly/i-carly7.png)
![[Resim: i-carly03.png]](http://i585.photobucket.com/albums/ss300/chokechain_premades/iCarly/i-carly03.png)
![[Resim: 03icarly1_lg.png]](http://i585.photobucket.com/albums/ss300/chokechain_premades/iCarly/03icarly1_lg.png)
![[Resim: NathanKress.jpg]](http://i231.photobucket.com/albums/ee256/pdyc/NathanKress.jpg)
![[Resim: NathanKress2.jpg]](http://i231.photobucket.com/albums/ee256/pdyc/NathanKress2.jpg)
![]()
![]()
![]()
![[Resim: icarlybanner.jpg]](http://i231.photobucket.com/albums/ee256/pdyc/icarlybanner.jpg)
![[Resim: 000.png]](http://i231.photobucket.com/albums/ee256/pdyc/000.png)
![[Resim: 0000.jpg]](http://i231.photobucket.com/albums/ee256/pdyc/0000.jpg)
(0) Yorum yaz! Baglanti
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN!
29 Ekim Cumhuriyet Bayram, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı anısına her yıl 29 Ekim günüTürkiye ve Kuzey Kıbrıs'ta[1] kutlananulusal bayramdır. Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim günü öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün resmî tatildir. 29 Ekim günü stadyumlarda şenlikler yapılır. 29 Ekim akşamı ise geleneksel olarak fener alayı düzenlenir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyetin onuncu yıl kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 günü verdiğiOnuncu Yıl Nutku'nda, o günü "en büyük bayram" olarak nitelendirmiştir. Dinlemekte problem mi yaşıyorsunuz?29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ![]()
Mustafa Kemal Atatürk'ün cumhuriyetin onuncu yıl kutlamaları sırasında çekilen fotoğrafıÜlke
Türkiye Cumhuriyeti
Kuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiTarih 29 Ekim 1923 Anlamı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı ve Türk Devleti'nin bir cumhuriyet olduğunun anayasaya işlenmesi Görsel ve işitsel belgeler
Vikisöz'de Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet, Devlet ve Demokrasi hakkındaki sözleri
Vikikaynak'ta Mustafa Kemal Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku
Medya yardımı sayfasına göz atın.
(0) Yorum yaz! Baglanti
Ankara'da Okullara Domuz Gribi Tatili
![]()

![]()
Güncelleme : 25.10.2009 14:45![]()
![]()
Vali Önal, yaptığı açıklamada, süreç içerisinde öğrencilerin kurs, dershane ve diğer programlara da katılmamalarının tedbir açısından önemli olacağını vurguladı. Ankara Valisi Kemal Önal, önümüzdeki hafta sonu durumun tekrar değerlendirileceğini ve alınacak kararın kamuoyu ile paylaşılacağını sözlerine ekledi.
AŞILAMA BAŞLIYOR
MEB, okullarda domuz gribi aşısının bu hafta başlayacağını açıkladı.
ANKARA VALİSİ ÖNAL: OKULLARIN TAMAMINDA DEZENFEKTE İŞLEMİ YAPILACAK
Ankara Valisi Kemal Önal, domuz gribi virüsü nedeniyle eğitim ve öğretime ara verilen 1 haftalık sürede, okulların tamamında dezenfekte işlemi yapılacağını bildirdi.
Vali Önal, domuz gribi virüsünün yayılmasını kontrol altında tutmak amacıyla, Ankara'daki ilk ve orta dereceli okulların yarından itibaren, 7 gün tatil edildiğini söyledi. ''Virüsün yayılmaması ve bulaşmaması için okulların tamamında dezenfekte işlemi yapılacağını'' vurgulayan Önal, ''Domuz gribi virüsünün yaygınlaşma eğilimini saptamamız üzerine, olayın önüne geçmek için 1 hafta süreyle eğitim ve öğretime tatil kararı alındı. Tatil dönemiyle virüsün hızını kesmek istiyoruz'' dedi.
Kemal Önal, rahatsızlanan öğrencilerin hastalığı okuldaki diğer öğrencilere de bulaştırma riskini engellemek istediklerini ifade ederek, ''Özellikle şunu da vurgulamak istiyor ve önemsiyoruz. Virüsün yaygın olduğu dönemde veliler titiz davransın ve çocuklarını kurs, dershane ve diğer programlara da mümkünse göndermesinler. Tedbir açısından bunun önemli olacağını düşünüyoruz'' diye konuştu.
Önal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine öğrencilerin katılmasına yönelik yeni bir karar alınmadığını ve programa ve kutlama etkinliklerine okuldaki öğrencilerin önceden olduğu gibi katılacaklarını sözlerine ekledi.
A GRİBİ TÜRKİYE'DE İLK KEZ CAN ALDI
Tüm dünyayı kasıp kavuran A gribi, Türkiye'de de ilk kez can aldı. 20 Ekim'den bu yana zatürree teşhisiyle tedavi gören, Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahi Hastanesi'nde çalışan 29 yaşındaki erkek temizlik işçisi M.G., dün akşam saatlerinde yaşamını yitirdi.
M.G., 20 Ekim'de halsizlik ve kırgınlık şikayetiyle çalıştığı hastanede doktor kontrolünden geçti. Zatürree teşhisi konulan M.G., hastaneye yatırıldı. M.G.'ye yapılan testlerden A gribi olduğu ortaya çıktı. Dün sabah saatlerinde yoğun bakıma alınan M.G., dün akşam saat 20.00 sıralarında solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Gelişmeler üzerine Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu olağanüstü toplandı. Toplantıda, uzun süredir kalp sorunu çektiği öğrenilen M.G.'nin ailesiyle ve kalp rahatsızlığını takip eden doktorlarıyla görüşme kararı alındı. M.G.'ye yapılan A gribi testlerinden ilkinin negatif, ikincisinin ise pozitif çıktığı bilgisi üzerine bugün otopsi yapılması kararlaştırıldı. Otopsi sonucunda ölümün grip virüsünden mi yoksa bakteri mi olduğu da kesinlik kazanacak.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, hastalığın hangi organlara zarar verdiğini de ortaya koyacak otopsi sonuçlarının, Türkiye'de bundan sonra A gribi için alınacak önlemlere de yardımcı olacağını belirtti.
SAKARYA'DA DOMUZ GRİBİ ŞÜPHESİ
Sakarya'nın Arifiye ilçesinde yaşayan ve kontrol için Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine götürülen çocukta domuz gribi virüsü tespit edildi.
Edinilen bilgiye göre, böbrek üstü bezi hastalığı (adrenalin yetmezliği) teşhisiyle tedavi gören ilköğretim okulu öğrencisi, ailesi tarafından kontrol amaçlı olarak Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldü. Hastanede alınan kan örneğinde çocukta H1N1 virüsüne rastlandı.
Sakarya İl Sağlık Müdürü Hasan Bektaş, çocuğun Kocaeli'nde müşahede altına alındığını ifade ederek, şunları söyledi:
''Korkulacak bir durum yok. Çocuğun ailesi ve yakın temasta bulunduğu kişileri sağlık kontrolünden geçirdik. Çocukla aynı okulda okuyan öğrencilerin ailelerini de uyardık. Virüs tespit edilen çocuk, hastalığı nedeniyle çoğunlukla okulundan ayrı kalmış. Şu an itibariyle ilimizde domuz gribi virüsü tespit edilen başka bir vaka yok. Gerekli tüm tedbirler alındı. Zaman zaman bize grip şikayetiyle başvuran kişiler de oluyor. Onlardan da gerekli örnekleri alıyoruz. Domuz gribi virüsü taşıyabileceklerinden şüphelenilen 4 kişiden kan örnekleri aldık. Örneklerin teşhisi amacıyla Çapa Tıp Fakültesi Hastanesine gönderdik ve söz konusu kişileri kontrol altında tutuyoruz.''
Bektaş, hastalık bulaşma riski taşıyan öncelikli risk grubu için Sağlık Bakanlığından 296 bin doz aşı talep ettiklerini belirterek, aşıların kendilerine ulaşması durumunda aşı işlemine başlayacaklarını sözlerine ekledi.
"SON 50 YILIN EN ÖNEMLİ SALGINI"
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği tarafından yapılan açıklamada, domuz gribi önlemleri arasında yer alan termal kameraların artık önemini yitirdiği çünkü tehlikenin yurt içinde olduğu ifade edildi.
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği, Ankara ve İstanbul'da düzenlediği toplantılarda domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsü konusundaki çalışmaları mercek altına alındı. Konuyla ilgili sunumların yapıldığı toplantıda, farklı görüşler de masaya yatırıldı.
Toplantının ardından açıklanan sonuç bildirgesinde, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre domuz gribi salgınının son 50 yılın en önemli salgını olduğuna dikkat çekilerek, "Dünya Sağlık Örgütü, yayılma nedeniyle alarm düzeyini 6'ya çıkardı. Kuş gribi salgınında bu seviye 4'te kalmıştı. Bu, her ülkede salgının başlayabileceği anlamına gelmektedir. Salgının yaygın olması, ölün oranının yüksek olduğu anlamına gelmez. Ölüm oranı binde 1'in altındadır. Özellikle gebeler ve aşırı kilolu olanlarda ölüm oranının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Ölümler, kronik hastalığı olanlarda daha yüksektir" ifadeleri kullanıldı.
Hastalığa karşı en etkin önlemin, ellerin sık sık yıkanması olduğunun ifade edildiği açıklamada, tartışılan aşı konusunda ise şöyle denildi:
"Mevsimsel influenza aşısına ek olarak influenza H1N1 aşıları uygulanacaktır. İnfluenza H1N1 aşısı gereken riskli gruplar; 6 aydan 24 yaşa kadar olanlar, 6 aydan küçük bebeklere bakanlar, gebeler, 24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlardır. Aşının, yapıldığı gün ortaya çıkan hafif belirtiler dışında ciddi yan etkisi yoktur. Aşılar, eczanelerde satılmayacak, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanacaktır."
Açıklamada domuz gribi hastalığı karşısında alınan önlemlerden termal kameraların önemini yitirdiğine de değinilerek, "Termal kameralar, gelinen noktada uygulamadan kaldırılmalıdır çünkü ülke içinden olgular çıkabilmektedir. Yurt dışından gelenlerin doldurması istenen formlar önemini yitirmiştir. Salgına yönelik çalışmalar ve hesaplamalar saydam bir şekilde sunulmalıdır. Sunulan hesapların referansları ortaya konulmalıdır. Resmi makamlarca halkı paniğe sevk edecek açıklamalardan kaçınılmalıdır. Aşı hakkında detaylı ve doğru bilgilendirme yapılmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, okullardaki el yıkama koşullarının iyileştirilmesini hedeflemelidir" ifadelerine yer verildi.
(0) Yorum yaz! Baglanti
Domuz Gribi
Domuz gribi nedir? Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır? Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır? Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir? Domuz gribi (A/H1N1) nasıl bulaşmaktadır? Sulardan domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşabilir mi? Domuz gribini tedavi eden ilaçlar var mıdır? Hastalığa yakalanan kişiler ne kadar süreyle bulaştırıcıdır? Daha çok hangi yüzeyler bulaşma kaynağıdır? Ev ve eşyaların temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir? Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim? Hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım? Hastalanırsam ne yapmalıyım? Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir? Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?Domuz Gribi
Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.
Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.
Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.
Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.
Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir.
İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma gösterilmemiştir.
Evet. Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.
Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.
Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır.
Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.
Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır.
Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:
Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri kullanabilirsiniz. Şekillerle el yıkamayı görmek için tıklayınız.
Domuz gribi şüpheli bir kişi ile temastan sonraki 7 gün içinde kendinizde yukarıda sıralanan hastalık belirtileri olduğunu hissederseniz hemen bir doktora başvurmalısınız. Doktorunuz herhangi bir teste ya da tedaviye ihtiyacınızın olup olmadığına karar verecektir.
Eğer hastalandıysanız veya hastalık belirtilerini gösteriyorsanız evde istirahat ediniz ve çevrenizdeki kişilerden de onlara bulaştırmamak için uzak durunuz.
(0) Yorum yaz! Baglanti
SİNİR SİSTEMİ
SİNİRLER BEYİNSinir Sistemi
İnsan bedeninin sinir merkezi olan beyine bütün organlardan sinirler aracılığı ile bilgi gider. Beyin bu uyarıları değerlendirdikten sonra organlara yine sinirler aracılığı ile emirlerini gönderir.
Sinirler bir evin elektrik veya iletişim hatları gibi uzun tellerden oluşur. Ancak, iletişim tellerinden farklı olarak sinirler tek yönlü çalışır. Yani, bedenin bir organından beyne bilgi ileten bir sinir, beyinden gelen emri aynı organa iletemez; bu görevi bir başka sinir gerçekleştirir.
Sinir hücreleri olağanüstü karmaşık devreler oluştururlar. Her bir sinir hücresi onbinlerce sinir hücresi ile iletişim kurabilir. Gerçekte, sinir hücrelerine sürekli olarak iletiler gelir. Bir sinir hücresi bu iletileri üst üste toplar ve elektrik yükü belirli bir büyüklüğe ulaşırsa komşu hücreye ileti olarak aktarır. Belirli bir büyüklüğe ulaşmazsa, bir eylem gerçekleşmez.
Bir sinir hücresi; dendrit, akson ve esas hücre gövdesinden meydana gelir. Esas hücre gövdesinin uzantıları dendrit ve aksonlardır. Hücre çekirdeği hücre gövdesinde bulunur. Kısa olan uzantılara dendrit, uzun olanına akson denir.
Sinir hücrelerinin genel yapısının birbirine benzer olmasına karşın, bir canlının sinir sisteminin farklı kısımlarındaki sinir hücreleri değişik olabilir. Sinirlerin boyları, kalınlıkları birbirinden farklı olabilir. Sinir telleri aksonların bir araya gelmesinden oluşur. Birden fazla sinir teline sinir demeti denir.
Duyu organlarından gelen mesajlar sinirler aracılığı ile beyine ve omuriliğe taşınır. Beyin ve omurilik insan bedeninin merkezi sinir sistemidir. Bedenin bütün sinir işlemleri, beyin ve omuriliğin ortaklaşa yürüttüğü merkezi sinir sisteminde gerçekleşir. Organlardan gelen mesajlar, hemen değerlendirilerek motor sinirlerle ilgili organlara emirler olarak iletilir. Bu emirleri alan organ emrin durumuna göre ya daha hızlı çalışmaya başlar ya da bir salgı salgılar.
Omurilik sinirleri, duyuları ve motor işlevleri kontrol eden sinirlerden oluşur. Beyinde ise, duyulara ve motor işlevlere ek olarak, her iki fonksiyonu da birlikte kontrol eden sinirler vardır. Beynin alt kısmında, insanın istemsiz yaptığı işler kontrol edilir. Bunlar arasında solunum, dolaşım, vücut sıcaklığının düzenlenmesi veya acıkma ve susama gibi işlemler kontrol edilir. Beynin üst kısmında ise istemli olarak yaptığımız aktiviteler kontrol edilir.
Beyin, merkezi sinir sisteminin tepesinde bulunan ve bu işlevleri denetleyerek yürüten sinir hücrelerinden meydana gelir. Bedenin bütün organlarına bağlı sinirler toplanarak kafatasından çaprazlama olarak beyne girer. Yani, bedenin sağ tarafındaki organlar beynin sol yanı ile; sol tarafındaki organlar ise beynin sağ yanı ile kontrol edilir. İnsanların becerilerinin ve özel yeteneklerinin belirli bir bölgede toplanmış olması söz konusu değildir. Ancak, yine de, beynin sol yanının sözel becerileri; sağ yanının ise soyutlama becerileri ile ilintili olduğu sanılmaktadır.
Sinir sistemi içinde organlardan gelen uyarılara verilecek tepkiler ilk kez omurilikte işlenir. Burada, daha üst düzeyden gelen uyarılar da dikkate alınarak bir düzenleme yapılır. Kimi uyarıların etkisi artırılabilir; kimi uyarılar ise bastırılır. Daha üst düzeyde yer alan beyincik gibi organlar dengenin sağlanması ve ayakta kalma reflekslerini kontrol eder. Bu refleksler omurilik reflekslerinden daha karmaşıktır. İç organların çoğunun denetimi ve yönlendirilmesi bu omurilik-beyincik ilişkisi sonucu sağlanır.
(0) Yorum yaz! Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/54|Sonraki Sayfa>>

































